KAYIT    İLETİŞİM
 Türkçe | ₺

Antik Likya Mutfağı


Antik Likya Mutfağı

    Anadolu’nun en eski halklarından olan ve kendilerine Güney Batı Anadolu’yu (yani Dalaman Çayı’nın güneyini) ülke olarak seçen Likyalıların yaşadıkları coğrafya ve iklimsel koşullar, onların mutfak kültürlerini fevkalade olumlu etkilemiştir. Peki, Likyalılar ne yiyip içiyorlardı, dersiniz… Her şeyden önce, Likya, ‘ışık ülkesi’ demektir. Bütün dünya dillerindeki ‘ex oriente luks’ (ışık doğudan yükselir) sözündeki ‘luks’ sözcüğü, aynı zamanda bu ülkenin adının da kökenidir. Likya’da en kötü havalarda, en soğuk kış günlerinde bile, güneşin mutlaka yüzünü gösterdiğini söyler meteorologlar. Bu coğrafyada yılın hemen her günü bir ot yemeği yapılabileceğini, ‘kuzugöbeği’ adı verilen kıymetli bir mantar türünün de bu topraklarda yetiştiğini ve yenildiğini de söyleyelim.



Likya mutfağı konusunda elimizdeki tek somut veri, Fethiye-Kalkan arasında Minare Köyü yakınlarındaki Pinara antik kentinde bulunan ve dönemin ev hayatını yansıtan kabartmalar… Evin mutfağında yabani enginarlar (yani kengerler), iri iri lahos balıkları ve keçi etleri resmedilmiş. Bölgenin uçsuz bucaksız zeytin denizi olduğunu düşünürsek, mutfakta kullanılan yağın da zeytinyağı olduğunu söyleyebiliriz.

-Nedim Atilla-

KEÇİ PEYNİRLİ BAZLAMA

Fethiyeli kadınlardan öğrendiğimiz ‘Keçi Peynirli Bazlama’ tarifini de sizlerle paylaşmalıyım:

3 kg una 4 su bardağı su ve 10 gr tuz ekleniyor; bu hamur yıllardır saklanan hamur mayasıyla mayalanıyor. Kıvamına gelince de tavada pişiriliyor, pişmesine yakın ortasından ikiye ayrılıyor içine biraz tereyağı ve keçi peyniri yerleştiriliyor. Yağın ve peynirin iyice erimesiyle ortaya mükemmel bir tat çıkıyor. Sıcak tüketilmesi tavsiye ediliyor.

Antik çağda kullanılan en önemli pişirme yöntemlerinden biri de taş fırınlardı. Örneğin, arpacık soğanlar soyulmadan baş kısmı kesilip taş fırında 20 dakika pişiriliyor. Sonra dış kabukları çıkarılıp üzerlerine zeytinyağı, sarımsak ve nar ekşisi eklenerek tüketiliyor. Soframızdaki karalahanalar, Ölüdeniz yakınlarındaki Mendos Dağı’ndan topladığı ‘çiriş’ otu ve soğanla sarılmıştı. Yine yörede ‘sarı ot’ denilen bir ot türünü de kuru soğanla sotelenmiş, bulgur eşliğinde tattık.

MANTARLI KEŞKEK (4 KİŞİLİK)

  • Malzemeler: 500 gr keşkeklik buğday, 800 gr oğlak sırtı, 100 gr kuzugöbeği mantarı, 50 gr sarmaşık otu (yabani kuşkonmaz), 20 gr sarımsak, 30 gr kuru soğan, 100 gr tereyağı, zeytinyağı, tuz, karabiber, kırmızı toz biber, taze biberiye ve taze kekik
  • Hazırlanışı: Keşkeklik buğday bir gün önceden ıslanır ve 1 litre su ile kısık ateşte 3 saat pişirilip tahta kaşıkla iyice dövülür. Daha sonra başka bir tavada ve tereyağında iri iri doğranan kuzugöbeği mantarları iyice sote edilir ve dövülmüş buğdayın içine ilave edilir. Diğer tarafta yabani kuşkonmazlar, zeytinyağında soğan ve sarımsaklarla sotelenir. Kesilip hazırlanan oğlak etleri de kekik, biberiye ve zeytinyağı ile iyice harmanlandıktan sonra ızgarada pişirilir. Izgara oğlak etleri, mantarlı keşkek ve sotelenmiş yabani kuşkonmazlar eşliğinde sıcak sıcak servis edilir.

BALIK BUĞULAMA (4 KİŞİLİK)

  • Malzemeler: 800 gr Lahos balığı, 2 adet domates, 80 gr soğan, 50 gr sarımsak, 80 gr yeşilbiber, limon, fesleğen, defne yaprağı, zeytinyağı, tereyağı, tuz ve karabiber
  • Hazırlanışı: Lagos balığı 200 gramlık parçalara ayrılır. Büyükçe bir tavaya önce halka halka doğranmış soğanlar konur, üzerlerine de balıklar yerleştirilir. Daha sonra biberler, sarımsak, defne yaprağı, fesleğenler, halka halka doğranmış domatesler, zeytinyağı, tereyağı, tuz ve karabiber ilave edilir. Son olarak da üzerlerine biraz sıcak su ve limon suyu gezdirilir; kısık ateşte 20 dakika pişirilir.




İLETİŞİM

satis@villaotelim.com
0 549 358 56 57
Atatürk Mah. Ataşehir Bulvarı
    Gardenya 7/1 Daire: 1 İstanbul
Sitemizde anılan tüm fiyatlar, geçerli kartlar ile tek ödemede, en ucuz başlangıç fiyatlardır ve yeterli kontenjan olması durumunda geçerlidir.