KAYIT    İLETİŞİM
 Türkçe | ₺

Kaş ve Scuba Diving


=> Kaş ve Scuba Diving <=

    Öncelikle dalış sporu hakkında çürütülmesi gereken iki adet söylence var:

  • PAHALI : hayır efendim pahalı değildir; bu sporu hakkıyla yapmak için katılacağınız kurs + ekipmanlar + yattısı yedisi içtisi derken harcayacağınız miktar, hayatınız boyunca, sağlığınız elverdikçe yapmaya doyamayacağınız ve size olağanüstü deneyimler yaşatıp apayrı bir dünyayı keşfetmenize olanak sağlayacak olan bu aktivitenin ya da bu yeni hobinizin size katacaklarının yanında kusura bakmayın ama devede kulak kalacaktır. Daha somut bir şekilde anlatmam gerekirse de; dalış sporuna merak sarıp aslında kendinize yapacak olduğunuz bu yatırımın bedeli, ortalama bir cep telefonundan, kaçamak bir hafta sonu tatilinden, psikologların terapi ücretlerinden, janjanlı marka bir güneş gözlüğünden, orta boy ekran bir led televizyondan kesinlikle daha PAHALI DEĞİLDİR.

  • TEHLİKELİ : Hadi canım ordan…istatistiklere göre dalış yaparken yaşanan ölüm oranı bowling oynarken meydana gelen ölüm hadiselerinin oranından daha düşüktür. Sualtından korkuyor musunuz? Korkun zaten, olması gereken bu; işte bu korku sizi tüm güvenlik önlemlerini almaya ve çok bilmişlikten kaynaklı gereksiz artistlikleri yapmaktan sakınmaya yöneltecek olan motivasyon kaynağıdır. Kaptan Cousteau’nun da dediği gibi ‘’ denizden korkmayan insan denize girmemelidir’’… bu özlü söz sizin korkuyla baş edebilmeniz yolunda rehberiniz olmalıdır. Bilinmelidir ki sualtındaki korkularımızın temel sebebi kendimizi, ait olmadığımız bir yerde hissediyor olmamızdır ki bu gayet doğal bir durum. Aslında bu korku sayesinde sualtında güvende kalabiliyoruz, yoksa suyun altı suyun üstünden kesinlikle daha ölümcül ya da daha tehlikeli bir yer değildir.


PEKİ NEDEN KAŞ ?

    Tamam o zaman, korkunuzu yendiniz ve yeni hobiniz için parayı da denkleştirdiniz diyelim, peki ama neden Kaş ? Öyle ya, bir sürü dalış noktası, merkezi varken neden illa Kaş? İzin verin madde madde Celal’e, Hilal’e, Nihal’e anlatır gibi anlatayım:

  • Yılın tamamında dalış yapabilme imkânı sağlayan iklimi; su sıcaklığı kışın ortasında dahi en düşük 17-18 derecelere iniyor.
  • İnsanoğlunun tüm fenalıklarına cesurca ve inatla direnen denizinin tertemiz suları ve bu temizliğin sağlamış olduğu İLERİ GÖRÜŞ MESAFESİ.
  • Kayalık dip yapısı kaynaklı zengin SUALTI FLORA VE FAUNASI.
  • 1986 yılından itibaren kurulmaya başlayan Dalış Kulüplerinin yıllar içinde kazanmış oldukları deneyim ve tecrübe sayesinde sağlamış oldukları güven ortamı.
  • Senede 70-80 bin dalışa karşın o (sıfır) dalış kazası, yüzeyde kalp krizi kaynaklı 2 (iki) ölüm vakası.
  • Yeni başlayanlar için, başlangıç seviyesi kursları tamamladıktan sonra PADI veya CMAS gibi uluslararası düzeyde kabul gören ve dünyanın her dalış noktasında kurallar çerçevesinde dalış yapabilmelerine izin veren brövelere sahip olma fırsatı.
  • Her seviyeye uygun 30 un üzerinde değişik dalış noktalarının bulunması.
  • Söz konusu dalış noktalarının hemen hemen tümünün kıyıya yakın olmasından ötürü ortalama sadece 15 dakikalık bir tekne yolculuğu ile dalış noktasına ulaşılabiliyor olması. Böylece, sadece Kaş’a özel olan bu durum sayesinde tüm tatil gününüzü feda etmeksizin yarım günlük bir tur ile dalış deneyiminizi tamamlayabilmek.
  • Biraz da şansın yardımıyla dalış sırasında Caretta Caretta deniz kaplumbağaları, türü tükenmekte olan Akdeniz fokları ve Kızıldeniz menşeli rengarenk tropik balıklar görebilme imkânı.
  • Yerçekimsiz bir ortamda olmak gibi tarifsiz bir keyif, bir duygu, bir haz yaşamak.
  • Kaş’ın dalış aktivitesinden bağımsız başlı başına keyifli bir yaşam ve duygu kalitesi sunuyor olması.
  • Dalış teknelerinde sosyalleşme ve hayat ile alakalı meraklı ve keyifli yeni insanlar ile tanışma zenginliği.
  • Tüplü dalışta zaten Türkiye’nin sayılı merkezlerinden biri olarak sayılan Kaş, serbest dalış kategorisinde hiç şüphesiz dünya çapında bir konuma sahiptir.


ÖNEMLİ DALIŞ NOKTALARI

  • Kanyon: Gerçek manada dalış meraklıları adına tam bir Kaş klasiği! Pek çok dalgıcın favorisi olan Kanyon’daki yarıktan aşağıya doğru inişin verdiği keyif paha biçilmez. Kanyon’a ulaşmak için derin olmayan bir boğazdan geçmek gerekiyor. İki ada arasında kalan Kanyon’a ulaşmak için 20 metre uzunluğundaki bir duvar boyunca dalışa devam edilmesi gerekli. Kanyon duvarları çok sayıda sualtı canlısına da ev sahipliği yapmakta, haliyle bu da dalışı daha zevkli hale getiren önemli bir unsur.

  • Dimitri (Pamuk) Batığı: Pamuk Batığının oluşumu 1968’li yıllara dayanıyor. 1968 yılında kıyıya vurmuş olan pamuk taşımak üzere yolculuk eden Dimitri isimli yük gemisi adalara vurarak batmış. Dimitri Batığının ilk izlerine 27 metrelik bir dalış ile rastlayabilirsiniz. 42 metrelik bir derinliğe kadar da batığı gözlemlemeye devam edebilirsiniz. Batığın çevresinde aslan balıkları ile orfoza da rastlamak mümkün. Dimitri batığını görmeden Kaş’taki dalış serüveninizi sonlandırmamanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.

  • Besmi Adası: Pabuç şeklinde bir banko ve deniz kaplumbağaları ile Barakudaların görülebileceği eşsiz güzellikte bir adadır. Burası ayrıca Meis Adasına en yakın adacık olma özelliğine sahiptir konumu itibariyle. Bankonun kuzey ucunda 40 metre derinliğe inildiğinde pitosları, amforaları ve çapaları ile meşhur derin bir batık alanı bulunmaktadır.

  • Büyük Mağara: Tecrübeli dalgıçlara hitap eden bir dalış noktası; derinlik 40 metreye kadar ulaşmakta. Adını derin ve karanlık bir mağaranın varlığından alıyor. Neptün Danteli ve kırmızı karides sürülerini barındırmaktadır.

  • Uçan Balık Bankosu: Burası adını 2. Dünya Savaşı’ndan kalma, ‘Sparviero – Atmaca’ lakaplı bir bombardıman uçağından almakta. Bu dalış noktasının güneydoğu ucunda 55-71 metrelik derinlikler arasında batmış bir uçak yer alır. Uçak, İtalyan menşeili ve Savoia-Marchetti SM79 modeldir, Meis adasını bombalarken uçaksavar ateşi sonucunda düşmüş bir savaş uçağıdır.

Uçan Balık bankosu oldukça tehlikeli bir dalış noktasıdır. Bu konumda, bazı günlerde dalışı etkileyecek kadar şiddetli akıntılar görülebilmektedir. Ayrıca uçağa ait kalıntılar yaklaşık olarak 55 metreden 71 metrelik derinliğe kadar uzanır, bu sebeple de yalnızca tecrübeli ve uzmanlaşmış dalgıçların burada dalış yapması önerilir.

Uçan Balık Bankosu Türkiye’nin en ilginç dalış noktaları arasında yer almaktadır. Burada akya, istavrit, sinarit, palamut, orfoz gibi çeşitli sayıda balığa rastlayabilirsiniz. Ayrıca dalış boyunca duvarda kırmızı berber balıkları da gözlemlenebilir.

Özellikle Sualtı fotoğrafçılığı ilgilenenlerdenseniz Uçan Balık Bankosu ’nu mutlaka ziyaret etmelisiniz.

  • Limanağzı (Fener): Burası Türkiye genelinde dalış meraklıları arasında nam salmış bir dalış noktasıdır. Özellikle gece görüş mesafesinin oldukça yüksek olmasından ötürü gece dalışları için son derece popüler bir yer. Burasının dalış açısından zenginliği barındırdığı (23 m) bir Osmanlı batığı ve C47 Dakota tipi uçak batığından kaynaklanmaktadır.

  • Kovanlı Adası: Adını adanın üstündeki Sercüven balı kovanlarından alır. Tam ve kırık amforaları, taş ve metal çapaları ile Kaş’ın önemli sualtı arkeolojisi sergilerinden biridir.

  • Deve Taşı: Adından da anlaşılacağı üzere birisi 14 metreye erişen iki adet tepeden oluşan bu banko orfoz ve gridaları ile meşhur bir dalış noktasıdır.

  • Heybeli Ada: Burada dalışlar çok sığ bir geçitle birbirinden ayrılmış iki adanın hem dış (doğu) hem de iç (güneybatı) tarafında yapılabilmektedir. Sırtı 4,5 metreye kadar çıkan güney sığlıktaki kayalar ve doğusundaki kumluk yamaç, değişik deniz çayırları, küçük adanın etrafındaki kayaların altları ve doğusundaki sığ banko, büyük adanın kuzeydoğusundaki derin döküntü, ufak batık parçası… hepsi apayrı ve zengin ekolojik ortamlar sunmakta. Kumlukta balon balıkları, çütreler. vatos ve kaplumbağalar garanti, gözü iyi olanın denizatı bulması da mümkün!

  • Hidayet koyu: Burası suyun altı da üstü de çok güzel ve korunaklı bir koy! Koyun içindeki deniz çayırları gece gündüz demeden hayat kaynar… Burundan doğuya doğru 30’lara düşen döküntü iyi balık yapar, mürensiz olmaz. Koyun doğu ucunda ise Uluburun’da bulunan, derinlerden çıkartılmış en eski batığın Kaş’ta yapılıp burada batırılan bir kopyasından geriye kalanlar ve “in-situ” halini temsil eden “Arkeopark” alanı bulunmaktadır. Doğu uçtaki burnun önündeki döküntüler kademeli olarak inerken zengin canlılık sunar, hemen doğusundaki koyun sığlıklarındaki girift dip yapısı ise “Stone¬henge” lakabını hak etmektedir.


Dikkat edilesi hususlar ve bazı sorular:

  • Kime uygun ? Daha önceden brövesi olanlar için daha fazla seçenek olmakla birlikte Kaş’ta dalış her seviyeden herkese uygundur. Daha önce hiç dalış yapmamış olanlar elbette bir dalış hocası eşliğinde deneme dalışı mahiyetinde de olsa bir ilk olarak bu deneyimi yaşayabilir
  • Yanıma ne alayım ? Eğer dalış okulu bünyesinde bir kurs çerçevesinde ders alıyor iseniz dalış okulu ihtiyacınız olan tüm ekipmanı size sağlamaktadır. Mayonuz tabii ki üzerinizde olsun ve yanınıza bir yedek mayo almayı da unutmayın. Havaların sıcaklığına bağlı olarak güneş gözlüğü, havlu ve güneş kremi de yanınızda bulundurursanız gayet iyi olur.
  • Ne zaman dalayım ? Öncelikle rüzgâr ve yağmur görünürlüğü epey düşürdüğü için benden tavsiye hemen ertesi değil bir iki gün bekleyip öyle dalmanız. Sabah saatlerinde deniz canlıları daha aktif olacakları için daha fazla canlı görebilmek adına öğleden sonradan ziyade sabahları dalmanız daha yerinde olacaktır. Mevsimlere gelince; yazın Kaş’ın doğal yoğunluğu sebebiyle tekne ve dalıcı kalabalığına maruz kalmamak isterseniz ilkbahar ve sonbahar dönemlerini tercih etmelisiniz. Hem böylelikle denizde derin sular soğuk olacağından deniz düzeyine doğru daha yukarı çıkacak olan canlıları görme olanağınız artacaktır.
  • Yeme-içme : Teknede ve dalışta rahatsızlık hissetmemek adına hemen dalış öncesi ağır yemeklerden ve çok yemekten mutlaka kaçınmak gerek. Fakat unutmamalı ki boş mideyle de deniz tutar; o sebeple aç karna da olmaz, arayı bulmak lazım. Yani bunun orta yolu; dalıştan 2 saat önce hafif bir kahvaltı sonrası sofradan kalkmış olmanız makuldür.
  • KBB : Dalarken kritik detay; kulaklardaki basıncın eşitlenmesi durumu…sıcaklarda maruz kalınan klima sistemleri ise bunun can düşmanı konumundadır. Sinüs ve kulaklarınız hassas iseler dalmadan önceki birkaç gün klimalı ve rüzgârlı ortamlarda bulunmaktan sakının.




İLETİŞİM

satis@villaotelim.com
0 549 358 56 57
Atatürk Mah. Ataşehir Bulvarı
    Gardenya 7/1 Daire: 1 İstanbul
Sitemizde anılan tüm fiyatlar, geçerli kartlar ile tek ödemede, en ucuz başlangıç fiyatlardır ve yeterli kontenjan olması durumunda geçerlidir.